<$BlogMetaData$> GÜZEL CİDEMİZİN BLOK SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ
CİDE SAYFALARI
14/7/2007 - kastamonuda turizm
28/4/2007 - cide tarihi
14/7/2007 - kastamonuda turizm
Yazar: nurettiiiin
"border="0" alt="sanatsal">

Kastamonu ilimiz mağara turizmi bakımından da keşfedilmeyi bekler. KüreDağı vadilerinde
Kurt girmez ve Ayıgölü ormanı içinde Devrekani Çayı'nın kanyonlarında bir suyun
döküldüğü yeri arayan Cemal Gülaş ve arkadaşları ; Şenpazar Dağlı köyünde
(900 mt yüksekte) Karadeniz bölgesinin en derin ve en geniş ağızlı magarasının inişini
keşfetti (250 mt). Mağaranın girişinde iki nehir birleşerek cadı kazanı oluşturur. Köy halkı
bu mağaraya ''Atlas Kuyluç'' adını vermiş. (Daha geniş bilgi için 10 Ocak 1994 ATLAS dergisi)
Ayrıca yörede Lorç ve Varla Kanyonları doğa severlerin keşfini bekliyor.
Pınarbaşı ilçesinde bulunan Ilgarini mağarası ve Varla Kanyonu ; Orman Bakanlığı,
Birleşmiş Milletler ve FAO tarafından dünyanın dördüncü büyük mağarası ve doğa
ölçeğinde bulunmuştur. İki bölümden meydana gelen Ilgarini mağarasında sarkıt ve dikit
hareketliliği bir milyon yıldır devam ettiğinden canlı mağara olup içinde ibadethane ve mezarlara
rastlanmıştır. Küre ilçesinde bulunan Sarpunalınca Mağarası yatay ve aktif mağara türündendir. 662 mt. Uzunluğundadır.
Yayla Turizmi bakımından da zengin olan ilimizde , Araç ilçesinde; Munay, Fındıklı, Kirazlı,
Daday ilçesinde ; Oluklu, Azdavay ilçesinde ; Suğla, Küre ilçesinde ; Belören, Tosya’da;
Kösem, Dipsizgöl, Yeşilgöl yayları biz doğa severleri beklemektedir.
Kastamonu ili , doğal güzellikleriyle turistleri bekleyen koyları ve plajları ile seyahat severleri büyüler.
Cide Gideros Koyu ve plajı (sit alanı) , Akbayır köyü kumsalı, İnebolu Boyranaltı Plajı,
Abana halk plajı, Çatalzeytin Ginonu plajı bulunmaktadır.
Kastamonu'ya gelip de zengin mutfağından tatmamak olmaz. Her Pazar fırınlard pastırmalı
ekmek veya etli ekmek yapılır. Pidesi, tarhana çorbası, külbastı, mıhlama, biryan kebabı, çekme helvası mutfaktan seçtiklerim.
Kiraz zamanı gelirseniz Tosya kirazının tadına mutlaka bakmalısınız. Hafta sonunda iki yada
bir gün tatilimiz oluyor. Bu günleri her zaman ki gibi televizyon seyrederek, ya da arabaya binip trafik sıkıntısı çekerek, oksijenli bol kalabalık alışveriş merkezlerine giderek geçiririz.
Eğer isterseniz çok farklı seçenekler bulursunuz. Yürüyüş yapmak, yeni bir yer keşfetmek, doğa ile baş başa kalmak, minik bir derenin türküsünü dinlemek, kuşların dedikodularına ortak olmak, bir meşenin ya da çam ağacının sırlarını öğrenmek, yağmurlu bir günde patikalarda yürürken ıslanarak yaşadığınızı hissetmek istiyorsanız doğa sizleri bekliyor.
Hemen köşeyi dönünce, şu tepeyi aşınca süprizlerle dolu bir gün geçirmek için herkese iyi yolculuklar dilerim.

Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı
28/4/2007 - cide tarihi
Yazar: nurettiiiin
"border="0" alt="sanatsal">

"Erkek Yürekli Pylaimenes komuta eder Paphlagonialılara, gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetlerin Yurdundan, Kytoros'ta, Sesamos'ta otururlar, Parthenios ırmagı çevresinde kurmuşlardır ünlü saraylarını, kentleri Kromna Aigialos, yüksek Erythinoi' dur." İlyada'da adı geçen Paphlagonia kentlerinden KYTOROS bugün Cide'nin çok az bir söylem farkıyla Gideros dedikleri sahil köyüdür. KROMNA Cide'nin 28 km. batısındaki Kuruçaşile'nin, SESAMOS'ta şimdiki Amasra'nın Büyük İskender tarafından kraliçe Amastris'e düğün hediyesi olarak verilmeden önceki adıdır. AİGİALOS ise Osmanlı döneminde KARAAĞAÇ adını alacak olan CİDE iskelesidir. Aigialos kentinin kalıntılarının bugünkü liman içerisinde kaldığı tahmin edilmektedir. Cide adı; muhtemelen, daha sonraki dönemlerde, Romalılar döneminde; Guacalla komutanlarından birinin adı olan Cella de Cide adından gelmektedir. Cide'de Cella de Cide adına kesilen paralar bulunmuştur. Bölgede; Gasgaslar, Paphlagonialılar, Enetler, Romalılar, Bizanslılar, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır..


Cide'nin hangi isimle nezaman nerede ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.Fakat tarihi kaynaklara bakıldığında Cide'de Gasgaslar'ın, Paflagonyalılar'ın, Henetler'in, Romalılar'ın, Biazanslılar'ın, Candaroğulları'nın ve Osmanlılar'ın Yaşadığı yazılanlar arasındadır. Gasgaslar M.Ö.1400 yıllarında kuzeyde Karadeniz,Doğuda Kızılırmak'ın doğu tarafları,batıdan da Bolu'ya kadar genişce bir sınırı kapsadığını görürüz.Cide de bu sınırlar içindedir.Fakat Gasgaslar'ın bıraktığı herhangi bir tarihi eser bulunmamaktadır.Paflagonyalılar'a ait iskan yerleri ve arkeolojik sahalar,Devrekani çayının etrafında,Gökırmak,Devrek,Soğanlı,Filyos ve Bartın Çayları etraflarında rastlanmıştır.Cide'de arkeolojik amaçlı bir kazı yapılmadığı için bunlarla ilgili bir esere rastlanmadığı bilinmektedir. Yunan şairi Homer'in yaşadığı çağda Paflogonya'nın Cide Ve Kitoros(Gideros) taraflarında Henet veya Heneti adlı bir kavmin yaşadığı tarihçi Homeros tarafından söylenir. Cide merkezinin sahil kısmında Ceviz dibi adıyla anılan yerde bir saray harabesinin olması Pathenios'ların ünlü sarayının burda olduğunu destekler niteliktedir. Romalılar ve Bizanslılar kesin olarak Cide'de yaşamışlardır.Cide'de Callade Cide adına Y.Domma ve Caracolla adlarına kesilen paralar ve Cide'de bulunan pek çok kale bunların kanıtıdır.Örneğin Güble ve Gilivri arasında bulunan Çoban Kalesii denizden 50-60 m yüksek, tabii bir kayanın üzerüne yapılmıştır.Romalılar döneminde yapılmış Osmanlılar döneminde tamir edilmiştir.Timle Kalesi ise deniz seviyesinden hemen hemen 100m yüksekliği olan doğal bir tepe üstüne kurulmuştur ve Bizans dönemine aittir. Gazallı Kalesi Cide'nin Köseli köyünde bir burun üzerinde kurul muştur ve Bizans dönemine aittir.Okçu Kalesi Cide'nin batısında Okçu Köyünde bulunmaktadır.Batıdan doğuya doğru uzanan doğal bir kayanın üzerine kurulmuştur.Kalenin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Gideros Kalesi Cide'nin bir saat kadar batısında bulunan Gideros Köyünün doğu ve batıya uzanan iki burnu üzerinde kurulmuştur.Doğu kalesi 200m boyunda 30m eninde bir kayalık üzerine kulmuştur.Kuzey kısmı kesilmiş gibi denize iner,Güneydoğu kısmı zayıf olduğundan buralar suni burç ve surlarla takviye olmuştur.Batı kalesi ise yine burun üzerinde kuruludur ve güneydoğuya bakan yüzü %95 eğimle denize iner.Bu kalaeler doğal bir liman olan Gideros'un korunmasını ve savunulmasını kolaylaştırmak amacı ile Romalılar döneminde yapılmıştır.Gideros o dönemde Romalılar için önemli bir merkezdi. Bunlardan başka Cide'de Akça Kalesi ,Sönget Köyünde Karasu Kalesi,Musa Köyünde bir kale ve Sofular Köyünde Hıdır Kalesi bulunur.Bunlardan Hıdır Kalesi oldukça önemlidir.Sofular Köyünün Hıdır Mahallesinde bulunan kale Cide Kasabasının yerleşim alanını korumak için Bizans döneminde yapılmıştır. Cide 1291 yılında Candaroğlu Şemsettin Yaman Candar'ınKastamonu valiliğine atanması ile 174 sene Candaroğulları'nın hakimiyetinde kalmıştır. 1460-1465 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet bu beyliğie son vererek bölgeye hakim olmuştur. Cide'nin isminin nerden geldiği tam olarak bilinmemektedir.Rivayetlere göre "Cide" sözcüğü arapça boğaz anlamına gelen "cid" sözcüğünden türemiştir. Bir başka rivayete göre Cide'nin eski isimlerinden biri "klimax"tır. Klimax; merdivensiz yer anlamına gelir.Yani Cide'nin bugün bulunduğu alüvyal düzlük ve sahil kesimi için bu isim kullanılmaktadır. Diğer isimleri ise Osmanlılar döneminde "Karaağaç iskelesi" ve "Uzunkum"dur.Karaağaç iskelesinin Osmanlılar döneminde deniz ticaretinde ve Osmanlı dononmasında önemli bir yeri bulunduğu halk arasında söylenir. Uzunkum isminin ise Köpekkayası Burnu'ndan itibaren batıya doru kesintisiz 11km. olan sahile istinaden verildiği sanılmaktadır. ,

Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı
sayfadan . sayfa geri | ileri